• USD  5,74
  • |
  • EURO  6,35
  • |
  • BORSA  105.379,71
  • |
  • ALTIN  271,89
SON DAKİKA
İSLÂM  BÜLBÜLÜ ÂKİF'E  VEFÂ (vefatının  82.yılı münasebetiyle)

Prof. Dr. Yusuf ÖZERTÜRK 1453fatihpostası@gmail.com

İSLÂM BÜLBÜLÜ ÂKİF'E VEFÂ (vefatının 82.yılı münasebetiyle)

12 Mart 2019 13:10

İSLÂM BÜLBÜLÜ ÂKİF'E VEFÂ (vefatının 82.yılı münasebetiyle)


İstanbul,Fatih-Sarıgüzel Semtinde mütevazi bir evde 20 Aralık 1873 yılında 'Kutlûlar Beldesi BUHARA'dan gelme EMİNE ŞERİFE HANIM ile Evlad-ı Fâtihan'dan KOSOVA,iPEK'ten Fatih müderrislerinden MEHMET TÂHİR EFENDİ'nin bir erkek evladı doğar.Tâhir Efendi,oğluna' MEHMET RAGIYF' ismini vermiş,fakat halk O'nu 'AKİF' olarak çağırmışdır.M.Âkif'in çocukluğu ve tahsil hayatı Avrupalıların 'Hasta Adam' dedikleri Osmanlı'nın buhranlı yıllarında geçmiştir (Fatih Rüşdiyesi,İdadi ve Halkalı Baytar Mektebi).M.Âkif memleketin çeşitli yerlerinde bir süre Baytar olarak, Dar-ül Fünunda da öğretmen olarak çalıştıktan sonra,İslam'ı tebliğ ve halkı irşad ideali ağır basmış çeşitli gazetelerde İslami ağırlıklı yazılar yazmaya başlamıştır.'Teşkilat-ı Mahsusa', Dar-ül Hikmet-il İslamıye'de görev alarak Birinci Cihan Harbinde Vatana ve Millete önemli hizmetlerde bulunmuştur.Milli Mücadele yıllarında da çeşitli camilerde vaazlarıyla halkı mücadeliye davet etmiştir.M.kemal tarafından Ankara'ya davet edilmiş ,1920 de Burdur Milletvekili olarak Meclise girmiştir.18 Mart 1921 de 'İSTİKLÂL MARŞI'nı yazmış,mükâfat olarak verilen 500 Lirayıda almayıp,Orduya bağışlamıştır. 1923,Cumhuriyetin ilanından sonra Bağımsızlığa,Cumhuriyete 'EVET' demiş,fakat KUR'AN VE İSLÂM için yapılan bunca mücadele ve fedakârlıktan sonra İSLÂM'a karşı yapılan hareketleri tasvip etmeyip 'HAYIR' demiştir.M.Âkif'in bu Millî ve İslamî duruşu iktidar sahiplerince hoş karşılanmamış,Âkif'in peşine polis takılarak tarassut altına alınmıştır.' Arkamda polis hafiyesi gezdiriyorlar.Ben,vatanını satmış ve memlekete ihânet etmiş adamlar gibi muamele görmeye tahammül edemem' diyerek 1925 yılında Mısır'a gitmiştir.M.Âkif 'in takibi yurt dışında da devam etmiştir(Selçuk Karakılıç,Türk Ed.Dergisi). M.Âkif 11 yıl yurt dışında kaldıktan sonra siroz hastalığına yakalanmış,hastalığı ilerleyincede son nefesini Vatan topraklarında vermek için 17 Haziran 1936 da İstanbul'a dönmüştür.Fatih,Sarıgüzelde 20 Aralık 1873 te başlıyan hayatı, 63 yıllık çileli bir ömürden sonra,27 Aralık 1936 da Beyoğlu,Mısır apt.son bulmuştur.Âkif'in tabutu,üstünde hiçbir örtü olmaksızın çıplak tahta tabut olarak dört hamal tarafından getirilip' Emin Efendi Lokantası'nın önüne bırakılmıştır.Osırada Mithat Cemal'de oradadır.Resmi zevatta olmayınca ve tabutta çıplak olunca bunun fukara birine ait olduğunu zanneder(M.Doğan).Cenazenin M.ÂKİF olduğu öğrenilince üniversite talebeleri Âkif'e sahip çıkarlar.Hemen bir bayrak bulunarak tabutun üzerine örtülür(B.Bozgeyik). O zamanki tek parti ceberrut düzeni içinde,idare ile kötü olmamak ve zarar görmemek için,kimse M.Âkif'in ne hastalığında nede cenazesinde bulunmayı göze alamamıştır.Âkif'in cenazesinde ne belediye başkanı,ne vali,nede idareden hiçkimse bulunmamıştır,özellikle resmi zevat uzak durmuştur.Halbuki Bürükselde elçi iken içki içip sonrada bir kadına sarkıntılık ettiği için kovulan,milli mücadeleye katılmıyan agnostik şair Abdulhak Hamid öldüğünde Devlet töreni ile defnedilmiş ve M.Kemal yaveriyle cenazesine çelenk göndermiştir(B.Bozgeyik). M.Âkif'in cenazesi Üniversite gençliğinin elleri üzerinde taşınarak Edirnekapı Şehitliğine defnedilmiştir. Üniversite gençliğinin M.Âkif'e sahip çıkmasına M.KEMAL çok üzülecektir.İstanbul'a geldiği bir gün Pera Palasta yüksek Ticaret Okulunun yıllık balosunda kendisine gösteri yapıp ' yaşa Gazi' diye bağıran gençlere ''Ben size devrimleri emanet ettim.Siz ise,Benim devrimlerime karşı olan M.Âkif'in cenazesini büyük bir törenle kaldırdınız'' diyerek sitemde bulunur (Mustafa Ekmekçi). M.Âkif ömrünü İslâma vakfetmiştir.Hayatı boyunca İslâm birliği için çalışmış bu uğurda çile çekip,meşâkkatli bir hayat geçirmiştir.Cenab-Hâk,Âdil-i Mutlak sayini boşa çıkarmamış,Mü'minlerin gönlünde yer ettirmiştir.Rabb'im rahmetiyle muamele etsin.Mekânı Cennet olsun.