• USD  5,32
  • |
  • EURO  6,05
  • |
  • BORSA  97.955,16
  • |
  • ALTIN  220,16
SON DAKİKA
“GÖNÜL DİLİNDEN”

Adil Yıldırım 1453fatihpostası@gmail.com

“GÖNÜL DİLİNDEN”

12 Ocak 2019 01:25

“GÖNÜL DİLİNDEN”


Toplumda insanlar arasında, sosyal medyada son zamanlarda insanların birbirine nefret saçan, insanları asabileştiren, hamaset taşıyan eleştirilerin sınır tanımadığı, arkadaşlıkları, dostlukları bitiren yorumları müşahade etmek beni bi hayli düşündürüyor. Oysa; Eleştiri yapıcı olmalı. Eleştirinin hedefinde, uygulamada olan aksaklıkları ve uygulanacak olan bir durumdaki eksikleri onarmalı, hataları gözden geçirmeye vesile olmalıdır. Eleştirinin maliyeti olmadığı için, eleştirinin yapılmasıda, sözleri ifade etme sanatında hünerlilik ister. İnsan bilgisi olmadığı konularda, sadece dikkat çekmek için konuşmamalı. Kirli bilgilerle, gerçeği yansıtmayan, kulaktan duyma sözlerle her konuya müdahil olmamalı. Yapıcı eleştirinin amacı “Yanlış Hesabı Bağdat’tan geri döndürme” olmalıdır. Yapıcı eleştiride “yumuşak dil ve söylem” kullanılmalıdır.

Kişi öfkeliyken ve duygularına hakim değilken sabretmesini bilmeli. Bir olay anında öfkeyi yönetmek, davranışları kontrol etmek er kişi ve erdemli insan işidir. Sabırlı olmakta bu insanlara şık düşer. Öfkeli bir anda söylenen sözlerin ve yapılan davranışların telafisi zordur. Telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurur. Hatır bilen, saygı ve sevgiyi kalbinde barındıran İnsan, arkadaşlarına, dostlarına, sevdiklerine karşı sarfedeceği sözleriyle kalp kıracağını, gönül yıkacağını unutmamalıdır. Bazende arkadaşlığın, dostluğun, milli ve manevi değerlerin hatırına, geçmişte yaşanılan güzel paylaşımlar hürmetine, insan kırıldığına, incindiğine karşı kırgınlıklarını bastırmalı, yutkunabilmelidir.

Yine unutulmamalı ki, bir ortamda konuşurken ölçmeden, tartmadan yapılan açıklamalar ve paylaşımların doğuracağı olumsuzluklar gözardı edilmemelidir. Laf veya söz ağızdan çıkana kadar sadece söyleyen kişiyi bağlarken; ağızdan çıktıktan sonra söylenmiş sözler, şahit olan kişileride bağlar ve sonuçlar doğurur. Gönüle girmenin emek ve sabır istediği, fitnenin kol gezdiği bu ahir zamanda kırılan kalpleri, incinen gönülleri onarmak kolay değil. Onarılsa dahi eskisi gibi olmasıda zordur. Nede olsa dal kırılmıştır bir kere...

Peygamber efendimiz, eshab-ı kirama hitaben buyuruyorlar ki, "Bir mü’min, bir mü’minin kalbini kırsa, 70 defa Kâbe’yi yıkmaktan beter günaha girmektedir." Müslüman olarak hepimizin bunları okuması, öğrenmesi ve ona göre hareket etmemiz lazımdır Vesselam.