• USD  7,97
  • |
  • EURO  9,43
  • |
  • BORSA  1.195,81
  • |
  • ALTIN  489,74
SON DAKİKA
Doğu Akdeniz politikası üzerine Libya meselesi

İsmail Sağlık info@fatihpostasi.istanbul

Doğu Akdeniz politikası üzerine Libya meselesi

28 Haziran 2020 03:31

Doğu Akdeniz politikası üzerine Libya meselesi


İbn HALDUN'un ” Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer.” tarih tanımlaması düne, bugüne ve yarına ışık tutar. Türkiye'nin bugünlerde yaşadığı dış politikalardaki gelişmeler üzerine takındığı tutum ve davranışlar geçmişten gelen cihan imparatorluğu unvanının bir devamı niteliğindedir. 15 Temmuz darbe girişimi sürecinin sonrasında değişen dış politikası, orta doğu ve Avrupa’da masada bir figüran olmaktan ziyade söz sahibi olmasını sağladı. Değişen yönetim sistemi ve milli birlik politikaları ile birlikte gerek teknolojik gerekse siyaset kurumlarının içerisinde bölgede ABD ve Rusya'dan sonra en etkili güç merkezi konumuna gelmiş bulunmakta. Artık hiç bir güç bölgede tek başına karar alamamakta ve aldığı kararları Türkiye Cumhuriyeti’ne danışmak zorundadır. Şüphesiz bunda Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı ve güçlü duruşu en önemli etkendir. Hatırlanacağı üzere dünyanın doğal kaynaklar bakımından en zengin bölgelerinden biri olan orta doğuda Türkiye etkin bir rol oynamaktan ziyade alınan kararlarda emirleri uygulayan bir emir eri pozisyonundaydı. Bugün Akdeniz’de söz sahibi olmaktan öte oyun kuran pozisyonunda, Irak Suriye gibi iç karışıklık yaşayan ülkelerde hem insani hem siyasi hem de askeri pozisyonlarda masanın en güçlü aktörü olmuş durumda. Başta da belirttiğimiz gibi İbn Haldun’un tarih tanımlaması kadim devlet anlayışının bugüne yansımasıdır. Üstelik bugünlerde yaşadığımız küresel pandemi sürecinde bir kez daha görüldü ki Türkiye Cumhuriyeti bütün dünya ülkelerine rol model olmaktadır. Osmanlı Devleti’nin geniş topraklara sahip ve bölgede en güçlü söz sahibi olduğu dönemlerde, zulüm gören dini, dili ve ırkı gözetmeksizin kurtuluş ümidi olma ülküsü bugün bölgenin yaşadığı sorunlarla birebir örtüşmektedir. Öyle ki Türk askerinin ulaştığı her yer de 'beklenen' umut ışığı gibi karşılanmasının sebebidir. Bugünlerde Akdeniz’de en çok konuşulan Libya meselesinde, hem Libya sınırları içerisinde hem de Akdeniz’de doğalgaz ve petrol arama tarama faaliyetlerinde dünyanın süper güçlerine adeta diz çöktürmektedir. Her ne kadar iç politika da muhalefetin asılsız iddia ve insafsız eleştirilerine maruz kalsa da bölgenin barış ümidi olma özelliğini günden güne güçlendirmektedir. Sömürgeci bir anlayışla kendi din kardeşlerine yaklaşmadığını en iyi bilenler Libya halkıdır. Bu yüzden en büyük desteği ülke sınırları içerisindeki Libya halkından görmektedir. Önümüzde ki süreç içerisinde dünyanın corona virüsle mücadelesinde aciz kalmasına rağmen Türkiye hem sağlık hem savunma hem de teknolojik alanlarında yapacağı çalışmalarla gelecek yüzyıla damgasını vuracaktır. Güçlü devlet ilkesinin ciddi ve sorumluluk sahibi politikaları ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti bölgenin parlayan yıldızı olmaya devam edecektir...