• USD  5,64
  • |
  • EURO  6,50
  • |
  • BORSA  96.454,57
  • |
  • ALTIN  222,20
SON DAKİKA

“SEÇMENİN ADAY BELİRLEME KRİTERLERİ''

“SEÇMENİN ADAY BELİRLEME KRİTERLERİ''

25 Eylül 2018 19:39

siyasette ''iki saat uzun bir zaman'' olmadığı gibi, artık iki yıl bile kısa bir zaman süreci olarak görülüyor.


Vatandaş, kendisini yönetecek aday kriterlerini belirlerken, erişilebilir ve ulaşılabilir olmasına, vizyon ve misyon sahibi olmasına, tevazu sahibi olmasına, sözüne itibar edilir olmasına, ikna kabiliyetine, ego taşımamasına, seçmene hitap etmedeki hatipliğine, güçlünün değil Hak’kın ve haklının yanında olabilmesi gibi liyakatlere uygun kriterleri baz alıyor. Seçmen, aday profillerinde, İnandırıcılığı olmayan, aidiyet hissetmediği, tepeden bakan siyasetçiyi “karşılıksız çek” gibi görüyor. Yerel seçimler yaklaşırken içinde bulunduğumuz zaman diliminde, siyaset yapanlar ve yapacaklar şunu artık çok iyi tahayyül etmeli; siyasette ''iki saat uzun bir zaman'' olmadığı gibi, artık iki yıl bile kısa bir zaman süreci olarak görülüyor.

Siyasi partiler ve siyaset yapan kişiler, seçim bildirgeleriyle, parti programlarıyla, hizmetleriyle, vatandaşta bıraktığı izlenimlerle değerlendiriliyor. Siyasi partiler, vakıflar, sivil toplum kuruluş örgütleri de, ''insan karakteri'' gibidir. Siyasetçi milletinin, gönlüne düştü mü, gözden düşmez. Ta ki ! Değerlerini kaybedene kadarda, gönülde kalmaya devam eder. İnsanda olduğu gibi siyasetçilerde de, söz ağızdayken sadece kişiyi, lakin söz ağızdan çıktıktan sonrada tüm muhataplarını bağlar. Kişilerin ve partilerin, liderlerin, siyasetçilerin veya kişilerin, her türlü demeçleri, popülist söylemleri ve projeleri, seçmen tarafından sıkı takip ediliyor. Seçmenin, siyasetçiye ve adaya güven duygusu sarsılmışsa, artık ağzıyla kuş tutsa işe yaramaz. Millet oy vereceği partisinin lideri kadar, liderinin gösterdiği adaydanda, lideri kadar emin olmak istiyor. Seçmende, parti teşkilat üyeleri de, sahada görmediği, kapısını çalıp kendisiyle muhatap olmadığı, inanmadığı, birlikte yol yürümediği kişileri, birilerinin referansıyla veya hatırıyla, bölgesinde aday olarak görmek istemiyor.

“Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmayacağı” gibi, siyasette de, parti teşkilatının çilehanesinde alın teri akıtmadan, gecesini gündüzüne katmadan, mahalleleri, sokakları, haneleri arşınlayıp ömründen ömür vermeyenler, kimsesizlerin gönlüne girmeyen, miting ve kongre heyecanıyla savrulmayan, hatır referansıyla “ceketimi koysam” kazanırım düşüncesiyle hareket edenler, sandıktan çıkamaz. Siyasetin çileli, tozlu, yağmurlu, çamurlu, güneşin kavurucu sıcağı altında ter dökmeden, millete hizmet etmeyen, ömründen, nakdinden, vaktinden, ailesinden fedakârlık edip, geceleri uykusuz kalmayan, davasına hizmet etmeyen siyasetçinin çabası beyhudedir. Bedel ödemeyen hiç bir siyasetçinin parti teşkilatında, seçmenin gönlünde karşılığı yoktur. Lider, seçmenin iradesinde ve teşkilatında karşılığı olmayan siyasetçiyi, aday göstersede, bunlar ''tedavülden kalkmış banknot'' gibi görülüyor.

Sine-i Millet ! Emin olduğu, kendi değerlerine yakın hissettiği, alçak gönüllü olan, gönlüne düşen liderlerini hiç unutmadı. Halk, gönlüne düşürdüğünü gözünden düşürtmez. Zaman geçse de, Milletin gönlüne düşeni ne yargı, ne darağacı, ne de tarih milletin gönlünden rahmetli Andan Menderes gibi söküp alamadı. Tarihten, seçimlerden, siyasetçilerden, liderlerden ders çıkaran aziz milletin iradesine, kimse ipotek koyamadı. 28 Şubat darbesini yapanlar, bunun bin yıl süreceğini umarken, on beş yıl geçmeden, feraset sahibi bu gazi millet, kendisinden memnun olmadığı idarecileri ve cuntacıları, demokratik yollarla sandığa gömdüğüne şahit oldu. İşte tüm bu hassasiyetler, milletin nazarında anlam bulup kıymetli olduğu için, Başkan Erdoğan on yedi yıldır milletin teveccühüyle ve güveniyle muktedir olmaktadır.

Seçmen, tercih edeceği lideri veya adayı, kendi yakinen tanıyıp, ona inanıp, güvenmek istiyor. Türkiye'deki genel ve yerel seçimlerde, vatandaş tercihini farklı şekilde kullanıyor. Genel seçimlerde seçmen için önemli kriter “parti lideri” olurken, yerel seçimlerde bu durum, lider kadar partinin göstereceği adayın veya meclis üyelerinin kişiliği de önem taşıyor. Seçmen, seçeceği belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini bire bir tanımayı tercih etmede önemli kriter görüyor. Siyaset dünyasındaki “iki saat uzun bir zamandır” söylemi, artık çokta geçerliliğini korumuyor. Hiç bir seçmen tanımadığı bir adayın, kısa süre zarfında seçim listelerine konulmasına veya aday olarak sunulmasına sıcak bakmadığı gibi pirimde vermiyor. Artık ''ceketimi koysam'' kazanırım dönemi yok.


ÖNCEKİ Yılın futbolcusu seçildi SONRAKİ 'Türkiye'nin kurtuluş yolu turizmdir'