• USD  5,37
  • |
  • EURO  6,08
  • |
  • BORSA  90.528,64
  • |
  • ALTIN  214,26
SON DAKİKA

FAHİŞ FİYATLARA HEM KIZACAKSIN ! HEMDE O ÜRÜNÜ ALACAKSIN !

FAHİŞ FİYATLARA HEM KIZACAKSIN !  HEMDE O ÜRÜNÜ ALACAKSIN !

06 Ekim 2018 18:53

Kriz var diyoruz... Yüksek zamlara kızıyoruz... Şikayet ediyoruz, atıyoruz, tutuyoruz... Sonra da gösterdiğimiz tepkilere duyarsız kalıp, mum alevi gibi rüzgarda sönüyoruz.


Kriz var diyoruz... Yüksek zamlara kızıyoruz... Şikayet ediyoruz, atıyoruz, tutuyoruz... Sonra da gösterdiğimiz tepkilere duyarsız kalıp, mum alevi gibi rüzgarda sönüyoruz. Pardon yani ! İnsana Derler ki: “ Bu ne perhiz, nede lahana turşusu” Fahiş ürün fiyatlarını artırıp haksız kazanç sağlayan bazı esnafı, öfkeyle eleştireceksin. (Dürüst esnafı tenzih ederiz) Ama sonrada domatesi, 5-13 TL arasında almaktan vazgeçmeyeceksin...

Benim yaşadığım semte 200 gr ekmek bir yıldır 1,5 TL’ye bakkalda satılıyor. Lakin bu güne kadar vatandaş bakkaldan 1,5 TL’ye aldığı ekmekten sitem etmesine rağmen almaktanda vaz geçmiyor. Oysa hemen yanıbaşında satışa sunulan yüksek kalitesi ve kalorisiyle, sağlıklı ve hijyenik koşullarda üretilip, standartlara uygun olarak 75 Kuruşa satışa sunulan İstanbul Halk Ekmeğine yönelmeyen vatandaşımız var...

Yahu kardeşim ! Zam yapılan domatese, 18 TL’den 43 TL’ye çıkan tuvalet kağıdına, 65 TL’den 150-160 TL’ye çıkan çocuk mamasına, mazotun bir senede yüzde yüz artıp 6.40 TL olması, sıvı yağ gibi aşırı zam gören ürünlerden vatandaş şikayet etsede, bunları alırken, benzinliklerde, yazar kasa önlerinde kuyruklar oluşturuluyor. Kafelerde, marketlerde, restaurantlarda, alış veriş merkezlerinde sıra bekleyen müşterilerin izdihamı var...

Dolar düşmesine rağmen zamlı ürün fiyatlarının düşürülmesine tepki göstermeyen, restoranlarda, AVM’lerde fahiş fiyatları yüksek bulmasına rağmen hala aynı fahiş fiyattan hizmet sunan restoranta gidip para harcamaktan ve lüks araçıyla gezip tozma hastalığından vaz geçmeyen vatandaşın, fahiş fiyat zamlarından pekte etkilenmediğini gösteriyor... Demek ki, vatandaşın 17 yılda refah seviyesi ve geliri çok atmış olmalı ki; yüksek zamlara rağmen RAMMAR’da, CARUSEL’de, BAUHAUS’ta, BİM’de, A101’de, ŞOK gibi marketlerde, semt pazarlarında, ve AVM’lerde kuyruklar oluştuğunu görüyoruz.

Hayret ediyorum. Pes yani diyorum ! Hem şikayet ediyoruz, hemde alış veriş yapma çılgınlığına devam ediyoruz... Akşam sokaklarda, caddelerde park edilmeye yer bulunamayan lüks araçların, sokaklarda sağa veya sola park eden araçların yanına ikinci parkı yapan araçlardan, ülkemizdeki refah seviyesinin geldiği noktayı görmek zor olmasa gerek...

Hem artan fiyatlara ağlayacağız, hemde fahiş zamlardan sonra aynı yerden alış veriş hastalığımızdan vaz geçmeyeceğiz. Bazı haksız kazanç elde edenlerle ben uğraşmam, devlet uğraşsın diyen vatandaşın düşüncesine ne diyeceğiz... Her şeyi devletten, kamudan nereye kadar bekleyeceğiz... Devletin sahibinin vatandaş olduğunu kulak ardı mı edeceğiz. Sonrada birbirimize şikayet edeceğiz... İyi valla! Çok iyi !

Lütfen kusura bakmasın o kardeşlerim... Ben onun sıkıntısını iyi anlıyorum... Zamlardan etkilenen gerçek vatandaşın göstereceği reaksiyonda 5-13 TL’den domates almak yoktur...

Cumhuriyet tarihimiz boyunca yoklukları ve yoksullukları düşünürsek Başkan Erdoğan’ın, bu milletin refah seviyesini 17 yıl gibi çok kısa sürede zirveye taşıdığı bir hakikattır... 2002 yılında kişi başına düşen milli gelir 2000$ iken, günümüzde 10.000$ seviyesinin üzerine çıktı...

Velhasıl; Her şeyi Başkan Erdoğan’dan bekleyen bir toplumda yer alan bazı beyler refahına öylesine alışmış ki... Bu refah düzeyi yükse ve vaz geçilmeyen yaşam tarzı, o vatandaşların alışıp vazgeçemeyeceği yaşam şekli olmuş... Artık başkalarının balığı tutup önüne hazır koyma vakti, bitti... “Balığı herkesin kendisinin yakalama vakti.”


ÖNCEKİ Kumkapı'da balık festivali başlıyor SONRAKİ THY seferlerinde TRT World canlı izlenebilecek